aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Eylül 2010 Pazartesi

hepsi planın bir parçası!

o gece için çok sayıda planım vardı.
çok sayıda plan çok sayıda erkek demektir. çok sayıda erkeğin ne anlama geldiğini söylememe gerek yok elbette. yoksa var mı?
planlarım arasında gelen teklifleri değerlendirmek vardı. ama hangisi atlatıp hangisini kabul edeceğim konusunda fikirlerim vardı. kimilerini baştan çarpı işaretiyle cezalandırmıştım. bir parça akılları varsa şayet bunun şansın ılık gülümsemesi olduğunu anlamaları lazımdı. ama nerede o zeka!
en iyisi ve zorunlu olanı konsere gitmekti.

26 Eylül 2010 Pazar

adam phillips

konunun adam phillips ile direkt ya da dolaylı olarak bir bağlantısı yok. adam phillips kendi halinde bir yazar. benim onunla tanışıklığım çok eskilere dayanmıyor. hoş tanışsak da bunua nımsayacağımı sanmıyorum. ama onun dediği gibi "herşeyi bilen için sesks daima bir sorundur." katılmamak mümkün değil. ah adam, ah!

sahip;

aşk sahip olmadığımız bir şeyi, onu sizden istemeyen birine vermektir... demiş lacan. ben de onu büyük yazara söylüyorum; yeniden.

25 Nisan 2010 Pazar

Oysa ben!

Oysa ben ne mi istiyorum? Daha çok dopamin, noradrenalin ve phenylethylam. Hepsi ama hepsi aynı anda salgılansınlar. Beni deli etsinler. Ellerim terlerken, beynim zonklasın, mideme ağrılar girsin ve nefesim arsız bir kedi gibi oradan orada aksın gitsin.
Ne miyim ben? Yok yok deli değilim. Aşkın sözde kimyasının yarattığı enerjiden söz ediyorum. Siz fellik fellik kaçarken bu hissiyattan ben bu hormonlara bulanıp tavana vurmak istiyorum. İstiyorum da istiyorum...

9 Mart 2010 Salı

aslında bana aşıkmış!

john aslında bana en başta aşık olduğunu söyledi. hem de hiç beklemediğim bir anda.
bu anın david ile yakınlaştığım an olması ilginç değil mi? bu kadar zaman hep yakınında olan ben en yakın arkadaşı david ile bir şeyler yaşamaya hazırlanıyorum. birden ziller deli gibi çalmaya, altındaki zemin kaymaya başlamış olmalı elbette. fancy elden gidiyor nidaları atmadığı kaldı bir tek.
bu tavrı daha da sinirimi bozdu. evet artık bir şeyleri göstermek istiyordu ama bu neden david'in ortaya çıktığı andı? işte bu oyuna gelecek değilim. aylarca günlerce suskun kalan bir şey belli etmeyen john kaçak güreşiyordu düpedüz. kokusunu aldığım bu üçkağıt birden bire david'i daha şirin gösterdi gözüme. o david ki beni arayıp akşamları görmek istediğini söylüyordu. her defasında kibar ve istekliydi. bana arada mesajlar atıp özellikle buluşmadığımız gecelerde neler yaptığımı soruyordu.
ah evet, david'de fos çıkacaktı biliyordum ama şu yaşadığım anların keyfini çıkartmamam için neden değildi bu!