25 Nisan 2010 Pazar

hımmm!!!

evet, nerde kalmıştık?
bahar geldi ve geçiyor. sabah sıcağa uyanan bedenimiz akşamüstü gelen kışla titriyor. hücrelerim arasında geçiş yaşayamıyorum. kış ne gelmişti? bahar neden böyle değişken? hiçbir şey anlaşılmıyor kısacası.
bildiğim tek şey bir süredir öylece kalakalmış olmam. resim kursunda eğlenemiyorum, haftasonları çıktığım yürüyüş gruplarında bir türlü kafa dengi birine rastlamadım.
yalnızım, yalnızzzzzz. peki yok mu bunun çaresi?
peşimden gelen, benimle ilgilenen adamlar zerre kadar ilgimi çekmiyor.
yalnızım ve yalnız. bildiğim teş şey bu.
girdiğim ortamların haddi hesabı yok. işti, toplantıydı, açılıştı, kapanıştı derken bir sürü yere gidiyorum. ancak ekmek fırınında çalışan asgari ücretli gibi sadece ve sadece aynı şeyleri görüyorum. tek tip giyinmiş, 100den fazla kelime hazinesi olmayan, hepsi kendince dayanılmaz çekici bir yığın adam. ama haberleri yok hepsi aynı derecede sıkıcı.
hatta itiraf etmeliyim benden daha sıkıcı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder